Sen nasıl öğrendin unutmayı!

Yine bir Kolpa kalitesi duydum şu hastalıklı günlerimde ve zar zor geçtim bilgisayar başına…Paylaşmasam olmazdı çok etkiledi beni nakarata girişteki sesi…Şimdilik bu kadar.kendime gelir gelmez devam ederiz kaldığımız yerden….YANG 🙂

Advertisements

Özlenenlere…

geç-kalmak

 

  Ne kadar dayanıksızız bazen anılara karşı…Geriye dönüp bakmadan edemiyor belki de insan… Belki de ben…

Bazen bir şarkı bazen de bir anlık sessizlik…Gelip oturuyor işte göğsünün tam ortasına!

Anlar geçiyor gözünden,hisler karmaşası…Ayıramayacağım  kadar çoğalmışlar sanki…

Birilerine demek istediklerim ama sustuğum anlarla dolmuş içim…Ya da mutluluk çığlıklarımla…

Islatacak kadar yastığımı  gözyaşım olmuş biriktirdiğim…Son nefesimde yüzüme yerleşecek kadar büyük gülümsemelerim…

Bir an özlediğim aklımda kalan ama hangisi…

Bir gece,bir koku,bir çift göz unutamadığım…

Bir mucizeyi izler gibi izlediğim, nefesimi kesen bir yüz  uykusunda…

Bensizliğini düşündüklerim ya da onsuzlukla başedemediklerim…

Ne ağır zamanın kattıklarını taşımak her geçen gün yorulan omuzlarında..

Ne ağır özlemek…

Özledim işte!!!

                           YANG

 

 

Dinlemekten vazgeçemediklerimden…….Unutulamayan aşkın şarkısı!

“İyiyim ben diyerek kötü olduğunu en iyi anlatabilen adam” demişler yorumlarda,daha ne denir ki….

 YANG

Bir sabah uyandığında….

images

 

   Bir gün ansızın düşer içine ömür sancısı…Ellerine düşen lekeler,yüzüne yerleşen çizgiler ve gözlerine oturan hüzün kadar yavaş olmasa da süreç,hepsinden daha ağır gelir  kabullenmek geçtiğini bir ömrün…Her detay gelmez belki aklına ama unutmazsın en derin acılarını da mutluluğunu da…Zamanla bizden kopanlar ve bize katılanlar eşlik eder bu yolda hüznümüze…Ortada olmak ne acı…Ellerimizden kayıp gidenleri yaşatırken bir tarafımız,bize katılanların mutluluğunu da yaşar…

Bir sabah uyandığımızda herşey yabancı gelebilir bize…Bir yüz belki anılarda kalan,belki de bir an…Savunduklarımız yabancı gelir,kendi hayatımız belki de…İşte tam da burada sorarız kendimize “nasıldı benim hayat yolum?”

Belki de verilebilecek en güzel cevap, bizim başkalarının hayat yolunda nasıl izler bıraktığımızdır…”Gerçek kendimizi” en saf haliyle gördüğümüz an olur işte bunu görmek…Kendi hayat yolumuzu nasıl doldurduğumuzu ya da nasıl umarsızca sonuna koştuğumuzu görmek…Katılanlar ve kopanlardaki izleri görmek…

Bir ömrün geçtiğini kabullenmek zaten acı….Bari ömrümüzü dolduranlardan olmasın pişmanlığımız….

                                                                                                                                                                          YANG…..

 

OĞLUŞUMUN GÜLÜCÜKLERİNDEN….

bunlar oğluşumun ilk yıl içindeki resimlerinden..en büyüğünde 10 aylık civarında…tatlım benim yaaaa!Bazen düşününce üzülüyorum…Keşke daha çok ,daha çok tadını çıkarabilseydim o günlerinin…
Görüntü1116 Fotoğraf-0064 (3) Fotoğraf-0055 Fotoğraf-0042 Fotoğraf-0140 Fotoğraf0072 Fotoğraf0193

Dostluğa,sadakate,aynı zamanda ihanete açılan kapı;Uçurtma Avcısı!!

indir        Muhteşem,muhteşem,muhteşemdi….Biliyorum,tüm okuduğum kitapları çok kaliteli bulduğumu yazıyorum size hep ama ya ben okumayı çok seviyorum yada kaliteli kitaplar seçiyorum.Ama nedeni ne olursa olsun belleğime böyle bir kitabı daha kazımaktan son derece hoşnutum:)Allahım nasıl bir anlatımdır bu yaaa!!Kitabı okumuyorum sanki görünmezlik iksiri içmiş,içinde olanları gözlüyorum gibiydi:)Khalled hosseını’nın ilk kitabıymış uçurtma avcısı.Ben ilk olarak diğer kitabı olan Bin muhteşem güneş’İ okumuştum ve onu bitirdiğimde de aynı tepkiyi vermiştim hemen hemen.Onu ayrıca yazarım bir gün.Ama bu ,hayatımda okuduğum en akıcı ,en güzel kitaplardan biriydi.Bakış açınıza yeni pencereler açan cinsten…Okurken çoğu yerde sordum kendime ben nasıl davranır yada düşünürdüm diye…İşte böyle kitapları seviyorum ya:)Önünüze yeni yollar açan…

           Hangisini daha etkileyici işlediğine karar veremediğim dostluk,sadakat ama aynı zamanda ihanet,Çift yönlü bir savaş üzerine kurulu kitabımız,hem kendi içinde hem ülkende…Afganistanın yara almaya başladığı zamanlardan hemen öncesine tekamül ediyor başlangıcımız.Uzunca süren savaşlar ve yıllar sonrasında bile ne dostlukların ne alışkanlıkların ne de milli duyguların  kişiliklerimizden silinmediğini kanıtlıyor sanki sonu…..Bahsetmek istediğim özel noktalardan birtanesi Hosseını’nın iki kitabının da beni Afganistanın yakın geçmişini,yaşadıklarını araştırmaya itmiş olması.çünkü o zamanları betimleyen  öyle etkileyici öyle acı sahneleri var ki,insan böyle bir acının gerçekten yaşanıp yaşanmadığını merak ediyor.Sürükleyici,belki gerçek belki de değil duygusal hikayesinin yanında böyle politik konularda da bilgi vermiş olması yada yaşayanların gözünden betimlenmesi çok daha kaliteli olduğunu gösteriyor kitabımızın.Aynı çatı altında ama farklı konumlarda başlayan bir dostluk hikayesinin nasıl bir kişilik etkisi yarattığını,hayatta neleri değiştirebileceğini,nereye kadar gidebileceğini  görüyoruz kitapta.Kitabımızın bel kemiği belki de tam da burası ama beni etkileyen öyle güzel bir konu daha var ki,ancak bu kadar anlatılabilirdi bir baba bir evladın gözünden…Hatırladığımız en erken dönemlerden beri acaba nasıl anlatırdık anne babamızı…Neler hissederdik anlatırken yada onların üzerimizde bıraktıkları o kat’i kişilik özelliklerini yaşarken….Çok hoşuma giden bir yeri aktarmak isterim size.Baba ve oğul arasında geçen bir yerden…

    “Yalnızca bir günah vardır,tek bir günah.O da hırsızlıktır.Onun dışındaki bütün günahlar hırsızlığın çeşitlemesidir.Bİr insanı öldürdüğün zaman ,bir yaşamı çalmış olursun.Karısının elinden bir kocayı,çocuklarından bir babayı almış olursun…Yalan söylediğinde ,birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun.Hİle yaptığın zaman doğruluğu ,haklılığı çalmış olursun.Kendisine ait olmayan birşeyi alan insan,Bu ister bir can olsun ,isterse bir dilim nan ( ekmek)…aşağılıktır….”

     İşte böyle!!!Kitapta bakış açınızı değiştirebilecek bunun gibi yüzlerce yer var….Hasan ve Emirin küçük dünyalarında büyüttükleri dostluğun,sevginin üzerinden ilerleyen olaylar,içine iki taraflı savaşları da alarak ,nasıl bir çığ gibi büyüyor ve ömürlerinde nasıl izler kalıyor…İz bırakanlar sadece bunlar olmuyor tabi ki..Tahminlerinizi zorlayan öyle kaliteli yerler var ki,hem şaşırıyorsunuz hem üzülüyor hem daha da meraklanıyor…Muhakkak okumanızı istediğim kitaplardan birisi kısacası…Veeee işte bu harika sözlerin ait olduğu yazarımız…..k

       Başka kitaplarda görüşürüz…:)                                                                                         YANG:)

 

%d bloggers like this: